Home About Contact
Voleybol ve Daha Fazlası İçin www.VoleybolForum.Net



Cevapla
Alt 02-25-2010, 23:07   #1
neo_artamonova
Üye
 
neo_artamonova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: Adana-Ankara
Mesajlar: 842
Thanks: 0
Thanked 161 Times in 88 Posts
neo_artamonova is on a distinguished road
Standart Maja Poljak Röportajı


Maja Poljak (02.05.1983 - Hırvatistan/Split)

Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom Oyuncusu


Voleybola Nerede ve Nasıl Başladın?

Voleybola Zagreb Mlados takımında 12 yaşında başladım.


Bugüne Kadar Oynadığın Kulüpler Hangileri?


1995-2000 Mladost Zagreb / Hırvatistan
2000-2001 Minetti Vicenza / İtalya
2001-2003 Metodo Minetti Vicenza / İtalya
2003-2006 Radio 105 Foppa. Bergamo / İtalya
2006-2007 Play Radio Foppa. Bergamo / İtalya
2007-2008 Foppapedretti Bergamo / İtalya
2008-2009 Türk Telekom / Türkiye


Kaç kere Hırvat Milli Voleybol takımının formasını giydin?


Wow.. tam sayısını bilmiyorum… bizim federasyonda tam olarak sayısını tutmuyorlar ancak ilk 16 yaşında milli takım formasını giydim ve o zamandan beri sadece bir sure federasyonumuzdaki bir karışıklık yüzünden oynayamamıştım, o dönem dışında milli takım formasını halen giyiyorum. Oynayamadığım dönemde ise üniversitedeki eğitimime ağırlık verdim.
Iki sınavımı da verdikten sonra mezun olacağım.


Son iki sezondur Türkiye Liginde oynuyorsun Türkiye ligi hakkında ne düşünüyorsun?


Türkiye voleybol ligi gelişmekte olan bir lig ve her sene lige katılan yabancı oyuncularla beraber lig giderek güçlenmeye başladı.


Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom kulübüne transfer oldun, takıma adaptasyonun çok iyi, bu seneki takımınla beraber hedeflerin neler? Ayrıca şahsi hedeflerin nelerdir?


Türkiye’ye ilk önce Ankara’ya geldim ama ondan önceki dönemde de Vakıfbank Güneş Sigorta ile konuşmuştuk ancak ben Ankara’ya gittim. Ankara’da takımın sorunları olduğu dönemde beni ilk arayan Vakıfbank Güneş Sigorta oldu, ve kendilerinin profesyonellikleri karşısında çok saygı duydum. Bu takıma gelmemin bir nedeni Vincenza beraber oynadığım antrenörümüz Guidetti oldu. Bir diğer sebep ise kulübün profesyonel yaklaşımıydı.
Takım arkadaşlarımla anlaşmam çok kolay oldu çünkü hepsi çok iyi ve içten insanlar. Takımdaki ve şahsi hedeflerim ise şu anda kazanmak için mücadele ettiğim tüm kupaları almak. Gelecek için bir hedefim şu anda yok çünkü yaşadığım andaki kısa hedeflerim daha önemli.


Türk Voleybolcuları arasından hangilerini başarılı buluyorsun?


Türkiye’de bir çok başarılı oyuncu var ancak Neslihan’ı çok başarılı buluyorum ve kendisine saygı duyuyorum. Kendisi hem sporcu olarak hem de insan olarak çok iyi biri.


2000-2008 yılları arasında İtalyan Liginde oynadın. Bir çok başarıların oldun, Italyan Ligini nasıl buluyorsun ve Türkiye’deki deneyimlerinle karşılaştırabilir misin?


Italya ligi dünyadaki 1 numaralı lig, çok yüksek seviyede bir voleybol oynanıyor. İtalyan liginde çok başarılı yerli oyuncuları var. Ancak orada oynadığım son senelerde ligin kalitesi biraz düşmeye başlamıştı ve bunun sebebi de iyi yerli oyuncularının Rusya, Ispanya, Türkiye gibi yurtdışındaki kulüplerle anlaşmaya başlamaları. Türkiye ligininde italyan ligine yetişmeye başladığına inanıyorum. Vakıfban Güneş Sigorta Türk Telekom, Fenerbahçe Acıbadem, Eczacıbaşı Zentiva ve Galatasaray, bu dört takımın italyan ligindeki iyi takımlarla başa baş mücadele edebileceklerini düşünüyorum.


Türkiye’deki yaşamı nasıl buluyorsun? Senin için nasıl bir deneyim oluyor?


Buradaki yaşamı seviyorum, İtalya ile aşagı yukarı aynı, sonuçta ikisi de Akdeniz ülkesi ve bir çok aynı yanları var. Beni tek rahatsız eden şey trafik. İstanbul şehrinin büyüklüğü ve kalabalığı beni ne kadar şok etse de sonuçta metropolitan bir şehir. Sadece trafikte çok fazla vakit geçirmek biraz sıkıcı oluyor. Buradaki restoranları ve barları çok beğeniyorum, gidip gezilecek bir çok yer var ve arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum.


Bu güne kadar unutamadığın bir maç anın oldu mu?


Ilk defa Şampinyonlar Ligi’ni kazandığımız an.


Maç esnasında uğur getirdiğine inandığın hareketler v.b. şeyler var mıdır?


Batıl inançlarım yoktur, sadece servis atmadan önce birçok kişinin de farketmiş olduğu, topu çevirme hareketim var ama bu da batıl inanç değil bir alışkanlık haline gelmiş. Bunu yapmamın sebebi de servis atarken konsantre olup, servisi doğru şekilde atmamı sağlamak.


En başarılı bulduğun voleybolcular Hangileri?


Italyan milli takımını çok başarılı buluyorum ve Piccinini’ye büyük saygım var. Lo Bianco çok başarılı ve benim orada oynadığım dönemde voleybolunu çok beğendiğim, yaşının ilerlemesinden dolayı oyunu biraz değişmeye başlayan Sokolova’yı çok başarılı buluyorum. Kendisiyle oynadığımız dönemde ona “Dr. Voleybol” derdim.


Zor maçlardan sonra nasıl stres atıyorsun?


Genelde insanlarla olmayı seviyorum, yalnız kalmayı sevmem. Maçlardan sonra bir süre kendi kendime maçtaki hatalarımı düşünürüm ama daha sonrasında kesinlikle voleybol düşünmek istemem. Tabi bu zamanla alıştığım bir şey oldu, ilk başlarda 24 saat voleybol düşünüyordum.


Eğer voleybolcu olmasaydın ne yapmayı düşünürdün?


Sesim biraz iyi olsaydı şarkıcı olmak isterdim. Şaka bir yana, elektroniklere ilgim çok ve mühendislik okumak isterdim ancak hem voleybol hem de okul bir arada çok yürümediği için Ekonomi bölümünü seçmek zorunda kaldım.


Voleyboldan sonra yapmayı planladığın bir iş var mı?


Kesinlikle sporun içinde kalmak isterim ama antrenör olmak istemem çünkü çok stresli bir iş olduğunu düşünüyorum. Daha çok bir kulüpte spor direktörü veya spor idarecisi olarak kalmak isterim


Seni örnek alan genç sporculara iyi bir voleybolcu olmanın sırrını açıklar mısın?


Kesinlikle okumalarını tavsiye ederim, voleybol belli bir yaşa kadar oynanan bir spor, tabi ki istisnalar olabilir ancak ömür boyu devam edebilecek bir iş değil. Bu yüzden okula devam etmelerini tavsiye ederim. Voleybol için tavsiye vermem gerekirse de “pes etmeyin” derim çünkü sporda da gerçek hayatta olduğu gibi çok zor anlar ve dönemler olur.


Facebook’ta bir fan klübün var, orayı takip ediyor musun?


Evet biliyorum bir fan kulübüm var ancak çok sık takip edemiyorum. Insanların beni desteklemeleri çok güzel.


Voleybol Dışında Takip ettiğin Sporlar Var mı? Nelerdir?

Spor hastası olduğum söylenebilir. Her sporu izlerim ancak tabi ki hepsinin skorlarını takip etmiyorum. Babam bir basketbol antrenörü olduğu ve basketbol sahalarında büyüdüğüm için iyi basketbol maçlarını takip ediyorum. Ayrıca bir süre tenis oynamıştım o yüzden tenis maçlarını da izlemeyi seviyorum.


Kendine ayırdığın vakitlerde neler yaparsın?

Çok fazla film izliyorum, internette geziniyorum. Hırvatistan’daki ve İtalya’daki arkadaşlarımla bağlantıda olmak için çok fazla internette vakit geçiriyorum.


Hayatında özel biri var mı? Varsa senin bu yoğun programın karşısında onun tutumu nasıl?


Yok.


Burçlara inanır mısın? Burcun nedir? Ve burcunun özelliklerini taşıdığına inanıyor musun?


Günlük veya aylık burçlara inanmıyorum ama burçların özelliklerine inanıyorum. Ben bir Boğa burcuyum ve kesinlikle özelliklerini taşıyorum.


Maja Poljak voleybol dışında nasıl biridir?


Gülmeyi seven ve şakalaşmayı seven bir insanım. Etrafımdakiler pozitif ve yapıcı olduğumu söylerler, neşeliyimdir.


Takım arkadaşların veya aile içinde bir lakabın var mı?


Hayır. Sadece Maja.


Hangi tür yemek yersin ve iyi yemek yapar mısın?


Iyi bir ahçı değilimdir, pek mutfağa girmem. Et çok severim ve et yemezsem olmaz. İtalyan mutfağını çok seviyorum ve tabi ki tatlı hastasıyım... çikolata, çikolata, çikolata...


Kullandığın parfüm?


CK in2U


Giydiğin Markalar?


Özellikle bir marka yok ama Armani’yi severim.


Kullandığınız Araba?


Mercedes B serisi.


En çok sevdiğin Filmler ve Aktörler/Aktrisler Hangisidir?


Trantino’nun Olağan Şüpheliler (Usual Suspects). Jack Nicholson ve Uma Thurman.


Ne tür müzikler dinlersin?


Normalde Rock dinlerim, dışarı çıktığım zamanlarda Hip-hop’u tercih ediyorum çünkü House tarzı müziklerden hoşlanmıyorum.


Hayatta olmassa olmazların neler?

Ailem.




Zeynep Yıldırımer

voleybolmagazin.com

Konu neo_artamonova tarafından (02-25-2010 Saat 23:10 ) değiştirilmiştir..
neo_artamonova isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to neo_artamonova For This Useful Post:
kadir8  (02-26-2010)
Alt 03-01-2010, 16:06   #2
YoK_aTaN
Süper Moderatör
 
YoK_aTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 333
Thanks: 158
Thanked 354 Times in 143 Posts
YoK_aTaN is on a distinguished road
YoK_aTaN - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



“Şu anda İtalya’da tüm takımları yenebileceğimize inanıyorum
01/03/2010 16:26:36


Sitemiz dış haberler editörlerimizden Murat Çolakoğlu Hırvatistan Milli Takımı ve Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’un yıldız oyuncularından Maja Poljak ile Asystel Novara karşısında verecekleri zorlu sınav öncesinde bir araya geldi. Başarılı oyuncu ile Şampiyonlar Ligi, Hırvatistan voleybolunun şu anki durumu, İtalya Ligi’nde yaşadığı tecrübeler ve daha birçok konu hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

- Voleybola kaç yaşında ve nasıl başladın?
Voleybola 12 yaşında Zagreb’de başladım. Babam öncesinde basketbol oyuncusu ve sonra da koç olduğu için zaten hep spor çevresinde yaşıyordum. O yıl Avrupa Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali Zagreb’de organize edilmişti. Çok güzel maçlar izledim ve voleybola o anda aşık oldum. Hemen sonrasında antrenmanlara çıkmaya başladım.

- Hırvatistan Milli Takımı 90’lı yıllar sonlarında önemli başarılara imza attı. Özellikle 95, 97 ve 99 Avrupa Şampiyonalarında gelen üst üste üç gümüş madalya var. 2000 Sydney Olimpiyatlarına katılıyorsunuz ve 98’de gelen bir Dünya Şampiyonası 6.’lığı var. Bu başarıları neye bağlıyorsun?Evet, o yıllar kesinlikle müthişti. Hem milli takımımız hem de kulüp takımlarımız inanılmaz başarılara ulaştılar. Hırvatistan Ligi de o zaman çok daha güçlüydü. Ama o zamanlar en önemlisi, Barbara (Jelic-Ruzic) gibi bir oyuncumuz vardı takımımızda. O zamanın voleybol kraliçesiydi. O kadar başarı kazanmamızın en büyük nedeni bence oydu.


“O jenerasyonun parçası olmak bambaşka bir deneyimdi”

- Daha 16 yaşındayken gümüş madalyası aldığınız 1999 Avrupa Şampiyonası kadrosunda yer alıyorsun. O başarılı jenerasyon ile birlikte yer almak sana neler kattı?
Dediğiniz gibi sadece 16 yaşındaydım. Yüksek seviyede voleybolun oynandığı maçlara yeni yeni alışmaya başlayan küçük bir kızdım. Dolayısıyla çok fazla oynayamadım. Ama kesinlikle böylesine başarılı bir jenerasyonun parçası olmak bambaşka bir deneyimdi. Gerçekten çok mutlu ve coşkuluydum. Büyük galibiyetlerle gelen tüm o müthiş duyguları barındırıyordum.

- Son birkaç yıldır Hırvatistan önemli uluslararası turnuvalarda eski başarılarından çok uzak bir görüntü çiziyor. Aslında bireysel yeteneklerin oldukça fazla olduğu bir takımsınız. Şu an böyle bir görüntünün ortaya çıkmasının nedeni sence ne?
Milli takımımızın potansiyeli hala çok fazla ancak genç oyuncularımız çok fazla çalışacak o fırsatı ve ortamı bulamadılar. Hırvatistan Federasyonu’nda durumlar şu an pek iyi değil. Federasyonumuz iflas etti ve şu an çok fazla borçları var. O yüzden içinde bulunduğumuz durum iyi bir kamp yapıp iyi antrenman yapmamız için müsait değildi.

- Senin de daha uzun yıllar milli takımının formasını giyeceğini düşünürsek sence takım olarak ülkenizin özlediği başarılara ulaşmanız için nelere ihtiyacınız var?
Dediğim gibi daha iyi bir kamp sürecine ve daha iyi antrenman yapmaya ihtiyacımız var. Ancak federasyonun şu anki durumu yüzünden bu şansımız yok gibi duruyor. Örneğin, son Avrupa Şampiyonası öncesinde, hazırlık maçları oynamalıydık ama oynayamadık. Büyük turnuvalardan önce de bunu yapamadığında, beyaz bayrağı çekip teslim olman gerekiyor. Aslında objektif olarak baktığında, en azından ikinci tura çıkmayı hak ettiğimizi düşünüyorum ama maalesef o da olmadı.


“Gençliğimden beri her şeye çok ciddi yaklaştım”

- Avrupa Şampiyonası’nda oynadıktan bir yıl sonra Avrupa’nın belki de en güçlü ligi olan İtalya’da Vicenza’da oynamaya başlıyorsun. Nitekim orada daha çok gençken müthiş bir kadroyla birlikte oynayıp CEV ve İtalya kupasını kazanıyorsun. Bu kadar erken yaşta gelen başarılarda sence nasıl faktörler rol oynuyor?
Sürekli kazandığım için çok mutluyum diyebilirim ama bu sonuçlar sadece benim sayemde gelmiyor. Bu başarıların arkasında hep bir takım ruhu var. Vicenza’da inanılmaz bir takım bütünlüğümüz vardı. Herkes çok yardımsever ve kibardı. Takım arkadaşlarım o yüksek seviye voleybola çıkmam için bana çok yardımcı oldular. Çok fazla alışık olmadığım bir sistemde oynuyorlardı. Gençliğimden beri her şeye çok ciddi yaklaştım. Ama bana yardım eden insanların başarılarımda çok büyük bir payı var. Özellikle annem bana çok yardımcı oldu. İtalya’daki ilk yılımda 9. sınıfa giden bir lise öğrencisiydim sadece! Aynı zamanda sınavlarıma girmeye çalışıyordum. Gündüzleri Zagreb’e gidip sınavlarıma girip akşamları da geri dönüp antrenmanlarıma katılıyordum. Çok zor günlerdi ancak ailemden eşsiz destek gördüm. Hala benim için yaptıklarını çok takdir ediyorum.

- Baban eski bir basketbol oyuncusu. Sonra da kariyerine de koç olarak devam ediyor. Dolayısıyla başarılı olmak için neler yapmak gerektiğini bilmesi sana yardımcı olmuş olmalı.
Evet, kesinlikle. Ayrıca annem de her zaman çok destekçiydi. Tüm yemeklerimi hazırladı ve diğer ihtiyacım olan şeyleri hep önüme koydu. Hep yanımdaydı. Voleybolda başarılı olmam için gerekli olan her şeyi yaptı. Babam bana genel birkaç sporcu tavsiyesi verme konusunda uzmandı diyebilirim çünkü voleybola düşkün değildi. Ancak spor felsefesini tabii ki çok iyi biliyordu.




“Bergamo’nun başarısının en büyük nedeni belli bir grubun hep takımda kalmasıydı”


- Vicenza’da 3 yıl oynadıktan sonra Bergamo’ya transfer oluyorsun ve orada beş yıl boyunca iki Şampiyonlar Ligi altın madalyasının ve İtalya’da sayısız kupanın yer aldığı bambaşka bir başarı hikâyesi başlıyor. Bergamo’nun kendi içindeki uyumundan hep övgüyle bahsedilir. Takım içi koordinasyonu nasıl yakaladığınızdan bahsedebilir misiniz?
Bergamo’da her zaman değişiklikler olurdu ama bu değişiklikler daha çok küçük boyutta olurdu çünkü belli bir grubu hep aynı bırakmaya özen gösterirlerdi. Bence en önemli unsur buydu. Her zaman sabırlı olmalı ve kurduğunuz grubun o beklediğiniz başarıya ulaşması için beklemeniz lazım. Kulüpler bir anda büyük paralar yatırıp hemen büyük başarılar beklediğinde büyük sıklıkla sonuçlar beklentilere uygun olmuyor çünkü her şeyi yerli yerine oturtmak için zamana ihtiyacınız var. Oyuncuları çok iyi tanıyan bir fizyoterapistten oyuncularına o duyguyu aktarıp onları anlayabilen bir antrenöre kadar birçok şey doğru bir şekilde birbirine bağlı olmalı. Bu gerçekleştiği için bence Bergamo bu kadar istikrarlı bir başarı gösterdi. Zaman zaman birkaç oyuncu değişikliği olsa da uzun yıllar takımla kalan birkaç oyuncumuz oluyordu ve o yeni gelen 2-3 oyuncu da takıma en iyi şekilde adapte olabiliyordu. Bence kulübün menajeri zaten var olan takım ruhuna eklenmesi gereken oyuncu seçimlerini yaparken müthiş bir iş çıkarıyordu.

- Özellikle İtalya’daki kariyerin boyunca çok yetenekli oyuncularla birlikte ve onlara karşı oynama şansın oldu. Oynadığın ligde voleybol çok üst düzeyde oynanınca işine duyduğun bağlılık ve motivasyon daha da çok artıyor olmalı.
Kesinlikle! Etrafında o kadar yetenekli oyuncular olması müthiş bir motivasyon kaynağı. Her gün bambaşka bir savaştı ve yine her gün en iyi olduğunu sahaya çıkıp oyununla göstermen gerekiyordu. Orada motive olmak gerçekten çok kolay. Özellikle İtalya’daki ilk birkaç yılımda o kadar çok mükemmel oyuncular ligimizde oynuyordu ki benim için tam anlamıyla bir lütuftu.

- Peki, Bergamo’da böylesine başarılı iken Türk Telekom’a gelme kararını nasıl aldın? Seninle birlikte o yıl o zamanki takım arkadaşın Angelina Grun de Türkiye’ye transfer olmuştu.Sanırım yeni motivasyon aradığım bir noktaya gelmiştim. Aynı kulüpte zaten beş yıldır oynuyordum. Birçok şey aynı çizgide gitmeye başlamıştı. Kendimi tekrar motive edebilmek için bir değişikliğe ihtiyacımın olduğunu düşünmüştüm. Tabii ki kalsaydım bile çok rahat aradığım motivasyonumu bulabilirdim. Ancak beş yıl sonra gelen bir değişikliğin benim için pozitif sonuçları olacağına inandım. Dürüst de konuşmak gerekirse Türkiye’deki ekonomik hareketlenme oyuncular açısından çok pozitifti. Buradan aldığım teklifler İtalya’dan aldıklarımdan çok daha yüksekti. Tüm iyi oyuncular zaten Türkiye’ye geliyordu ve benim de aynı yolu izlemem gayet normaldi.


“Türk Telekom büyük paralar yatırıp kısa bir sürede muazzam başarılar bekledi”

- Biraz Türk Telekom’daki tecrübenden bahsedecek olursak... Çok sansasyonel transferlerle sezona giriş yapmıştınız. Türkiye liginde şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olarak gösteriliyordunuz ve Şampiyonlar Ligi’nde de favorilerden biriydiniz. Ancak sezon sonu alınan sonuçlar hayal kırıklığı yarattı. Geçen sezon ters giden neydi?Türk Telekom’daki durum aslında biraz önce size bahsettiğim bir anda spora büyük paralar yatırmaya karar veren bir kulübün çok kısa bir süre içerisinde muazzam başarılar beklemesinden ibaretti. İyi sonuçlar hiçbir zaman hemen gelmez. İyi sonuçlar devamlı bir sıkı çalışmanın meyveleridir. Aynı zamanda takım da daha dengeli olmalıydı diye düşünüyorum. Diğer taraftan talihsiz sakatlıklarla mücadele etmek zorunda kaldık. Bahar (Mert), birinci pasörümüz, sakatlandı. Nilay (Benli) da iyi oynuyordu ancak belki de herkesin beklediği pasör değildi. Antrenörümüzü değiştirmek zorunda kaldık. Lang Ping gibi müthiş bir antrenör daha sonradan gelse de bu baştan verilmesi gereken bir karardı. En başında bazı hatalar yaptık ve bunları sonradan düzeltmek çok zordu. Sonunda ulaştığımız nokta bence yine de hayal kırıklığı değil fakat kulüp için objektif bir sonuçtu.

- Sezon sonu Türk Telekom kapanınca Vakıfbank Güneş Sigorta Spor Kulübüne isim sponsoru oldu ve sen de burada oynamaya başladın. Biraz bize transfer sürecinden bahsedebilir misin?
Buraya gelmemdeki en büyük nedenlerden biri Giovanni (Guidetti) ‘ydi. Vicenza’da onunla 1.5 yıl çalışmıştım. Vakıfbank da benimle geçen sezon zaten iletişime geçmişti. Buraya mı yoksa Türk Telekom’a mı gitsem diye oldukça kararsız kalmıştım. Vakıfbank’ın çok ciddi bir kulüp olduğunu biliyordum. Nalan (Ural) en başından beri oldukça profesyoneldi. Giovanni ile de tekrar çalışmayı çok istiyordum. Benim için her zaman çok iyi bir takım arkadaşı ve arkadaş olan Angelina (Grun) da burada oynuyordu. Bir saniye bile düşünmeden onun oynadığı herhangi bir takıma imza atabilirim gerçekten. O zamanlardan bu kulübe gelmek için çok nedenim vardı aslında. Ancak Türk Telekom reddedemeyeceğim bir teklifte bulunmuştu. Telekom sezon sonunda kapanıp olaylar farklı şekilde gelişince de, zaten hemen oynamayı kabul edebileceğim bir kulübe geldim. Çünkü Vakıfbank zaten gitmek istediğim ilk kulüptü.

“Hem Türkiye Ligi’ni hem Türkiye Kupası’nı kazanabiliriz”

- Geniş kadrosu olan iyi bir takım kuruldu bu sezon. Türkiye liginde önceleri birkaç kayıp verseniz de şimdi oldukça iyi bir yol kat ettiniz. Takımdan inanılmaz beklentiler var. Peki, sezon içinde performansınızı sence ne kadar yükselttiniz?
Başlangıçlar her zaman zordur. Herkes milli takımlardan geri dönüyordu. Antrenörümüz de burada değildi. Bu yüzden herkesin birbirine alışması için bir sürenin geçmesi gayet normaldi. Güldeniz ve benle birlikte birkaç oyuncu daha geldi. Bence daha sonradan bu duruma karşı nasıl bir cevap vereceğimiz önemliydi ki zaten tam da böyle oldu. Zamanla daha iyi oynamaya başladık. Ama esas önemli olan önümüzdeki periyotta nasıl oynayacağımız. Umarım en iyi oyunumuzu ortaya koyarız ve bizim kendimizden kazanmayı beklediğimiz tüm kupaları kazanırız.

- Türkiye liginde geçen sezon Vakıfbank Güneş Sigorta play-off’larda erkenden elenmişti. Bu sene o yüzden beklentiler oldukça fazla. Türkiye ligi ve kupasındaki şampiyonluk şansınızdan ve hedeflerinizden bahseder misin?
Bence ikisini de kazanabiliriz. Kulüp ve antrenörümüz bize ihtiyacımız olan her şeyi veriyor. Tabii ki, başarılar birdenbire gelmiyor. Hiçbir şey hiçbir zaman kolay değildir. Şu ana kadar sürdürdüğümüz yaklaşımımızı koruyabilirsek, eminim ki pozitif sonuçlar gelecektir.

- Bu sene özellikle Fenerbahçe Acıbadem Avrupa’da ses getiren bir kadro kurdu ve henüz maç kaybetmediler. Sence onlara ilk yenilgilerini tattırıp kupada ve ligde şampiyon olma şansınız nedir?
Her takımın iniş ve çıkışları vardır. Bir saniyede bir şey olabilir ve o andan itibaren her şey ters gitmeye başlayabilir. Voleybolda bu tip şeyler çok kolaylıkla olur. Bence üzerlerinde çok büyük bir baskı var çünkü insanlar bizi değil onları konuşuyor. Şüphesiz büyük saygımız var onlara. Ancak, bence her şey açık. Korta başımız dik bir şekilde çıkacağız ve en iyi oyunumuzu ortaya koyacağız. Nasıl gittiğini sonra göreceğiz.


“Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olma şansımız kesinlikle var”

- Şampiyonlar Ligi’nde şu ana kadar çok iyi bir performans sergilediniz. Gruplarda Scavolini Pesaro’ya karşı İstanbul’da alınan galibiyet özellikle gelecek turlar için oldukça ümit vericiydi. Önünüzde çok zorlu bir Asystel Novara eşleşmesi var. Novara inanılmaz bir kadrosu olmasına rağmen şu ana kadar Avrupa’da ama özellikle İtalya Ligi’nde kendilerinden bekleneni veremedi. Bu maç hakkında neler düşünüyorsun?Pesaro şu anda İtalya’da birinci sırada ve onları yenmiş olmamız Türkiye’deki voleybolun seviyesi hakkında oldukça şey söylüyor. Türkiye Ligi’nin bir parçası olduğum için gurur duyduğumu söylemeliyim. İkinci olarak ise, Novara müthiş bireysel yeteneklere sahip inanılmaz bir takım. Ancak şu ana kadar takım olarak çok iyi oynayamadılar. Diğer bir taraftan da, başlarına son zamanlarda çok şey geldi. Kim Staelens hamile olduğu için oynayamayacak. Aynı zamanda antrenörlerini değiştirdiler. Bu tip şeyler bir takımda şok terapi etkisi yaratıp bir anda motive de edebilir. Bunlara sahada nasıl bir oyunla tepki vereceklerini göreceğiz. Voleybol günden güne değişen performanslarla ve o gün oyununuzun zirvesinde olup olmamanızla oldukça ilintili olsa da şu anda İtalya’da tüm takımları yenebileceğimize inanıyorum. Umarım çok iyi oynarız ve Dörtlü Final’e kalırız.

- Bu turu geçerseniz Dörtlü Finale kalacaksınız. Cannes’a gidebilirseniz sence orada şampiyon olma şansınız var mı?
Kesinlikle var.

- Hala üç kupada devam ediyorsunuz. Takım olarak oldukça yoğun bir programınız var. Sezon sonuna kadar sence aynı tempoda götürebilir misiniz? Böyle zamanlarda takımlar belli bir noktada erkenden maksimum performansa ulaşıp bir anda inişe de geçebiliyorlar. Bunlar sporda gerçekleşme ihtimali çok yüksek şeyler. Şimdi biz önümüzdeki Novara ve Fenerbahçe maçlarına konsantre oluyoruz. Gerisi teknik kadromuzun ve antrenörümüzün işi ama eminim Giovanni ve ekibi en iyisini yapacaklardır zaten.

- Türkiye Ligi’nde oynanan oyunun seviyesinin bu sene geçen seneye oranla düştüğü söyleniyor. Senin düşüncelerin neler?Kesinlikle katılmıyorum. Fenerbahçe’nin bu sezon çok iyi oyuncuları var. Eczacıbaşı Avrupa’daki en iyi pasörlerden birine sahip. Vakıfbank’ın da iyi oyuncuları var (gülüyor).

- Son olarak altyapıyla ilgili düşüncelerini almak istiyoruz. Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom aynı zamanda gençlere çok fazla yatırım yapan ve dünyada önemli başarılar kazanan Yıldız ve Genç Milli Takım’a çok fazla oyuncu veren bir takım. Hiç altyapı antrenmanlarını ya da maçlarını izlemeye veya onlarla vakit geçirmeye fırsatın oldu mu?
Maalesef oyunlarını veya antrenmanlarını izleme fırsatım olmadı ama bazen beraber seyahat ediyoruz. Gözlemleyebildiğim kadarıyla voleybolu gerçekten çok seviyorlar ve bu spora inanılmaz bir tutkuyla bağlanmışlar. Ayrıca bildiğim kadarıyla istikrarlı bir şekilde müthiş sonuçlar alıyorlar. Eminim gelecekte de çok iyi sonuçlar alacaklar.
YoK_aTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to YoK_aTaN For This Useful Post:
kadir8  (03-05-2010), Saybia  (03-01-2010), utku_poljak  (03-01-2010)
Alt 03-01-2010, 16:51   #3
Eczacıbaşı-uğur
Üye
 
Eczacıbaşı-uğur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 797
Thanks: 150
Thanked 108 Times in 73 Posts
Eczacıbaşı-uğur is on a distinguished road
Standart


Mirka ve Maja'dan sonra sevdiğim yabancı oyuncu.O da Mirka gibi takımı için herşeyi yapabilecek bir oyuncu.Voleybolunsesi'ne de teşekkürler.Geçen sene Mirka röportajı,bu sene bu röportaj...İyi ki burdasın Maja
Eczacıbaşı-uğur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 16:52   #4
utku_poljak
Süper Moderatör
 
utku_poljak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 1.750
Thanks: 632
Thanked 198 Times in 124 Posts
utku_poljak is on a distinguished road
Standart


Poljaaaaaak, ya ben bu kadına harbiden hastayım...Dediği lafa bak : "İtalyadaki tüm takımları yenebiliriz" Süpersin sen ya, işte bu!!!
utku_poljak isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-01-2010, 19:34   #5
burakduran
Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 485
Thanks: 0
Thanked 13 Times in 13 Posts
burakduran is on a distinguished road
Standart


röpörtaj çok güzel olmuş gerçekten
burakduran isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-2010, 10:09   #6
burakduran
Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 485
Thanks: 0
Thanked 13 Times in 13 Posts
burakduran is on a distinguished road
Standart


dünkü maçtan sonra böyle bir röpörtaj yaptığı için kızmalı kendine
burakduran isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
maja, poljak, röportajı

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:11 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker & MuRaT AkDaG